news-details

Araştırmacılar, modern antibiyotiklere dirençli 5 bin yıllık bakteriler keşfetti

Frontiers in Microbiology'de yayınlanan yeni bir çalışmaya göre, Purcarea ve ekibi, Scărișoara Buz Mağarası'ndaki 5 bin yıllık bir buz tabakasından bir Psychrobacter suşu izole etti.1 Araştırmacılar, tüm genom dizileme yöntemini kullanarak, bu antik bakterinin modern antibiyotiklere karşı direnç taşıdığını, ayrıca dirençle ilgili genler ve diğer "süper mikropları" öldürme potansiyeline sahip genler içerdiğini buldu.

Bu bulgular, antik genomların bilim insanlarının antibiyotik direncinin ardındaki mekanizmalar hakkında daha derin bilgiler edinmelerine yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Araştırmacılar, 25 metrelik bir buz çekirdeği deldikleri Scarișoara Buz Mağarası'na gittiler. Bu eski buz örneğinden, daha sonra saflaştırıp Psychrobacter SC65A.3 suşu olarak tanımladıkları turuncu ve pembe pigmentli bir bakteri kolonisinin ortaya çıktığını gözlemlediler.

Genomik analiz, yeni bakterinin düşük sıcaklık ortamlarına adaptasyonla ilişkili 45 gen taşıdığını ve bu sayede aşırı soğukta hayatta kalabildiğini ortaya koydu. Araştırmacılar antibiyotik direnç profilini incelediklerinde, SC65A.3'ün test edilen 28 modern antibiyotiğin 10'una dirençli olduğunu buldular. Toplamda, genom 100'den fazla dirençle ilgili gen içeriyordu.

Purcarea bir basın açıklamasında, "Binlerce yıllık mağara buz yataklarından elde edilen Psychrobacter SC65A.3 gibi mikropları incelemek, antibiyotik direncinin modern antibiyotikler kullanılmadan çok önce çevrede doğal olarak nasıl evrimleştiğini ortaya koyuyor" dedi.

Araştırmacılar, direncin ötesinde, bakterinin benzersiz enzimler ve antimikrobiyal bileşikler üretme potansiyelini de incelediler. Özellikle, bilinmeyen işlevlere sahip yaklaşık 600 gen tespit ettiler; bu da yeni biyolojik mekanizmaların geniş ve henüz keşfedilmemiş bir rezervuarına işaret ediyor. Genom ayrıca diğer bakteri, mantar ve virüsleri engelleyebilecek veya öldürebilecek 11 gen içeriyordu.

Bu bulgulara dayanarak, araştırmacılar buz mağaraları gibi aşırı ortamlardan gelen mikropları incelemenin potansiyeline vurgu yaptılar. Purcarea, "Bu kadim bakteriler bilim ve tıp için çok önemlidir" dedi.

  Hibya Haber Ajansı